gototopgototop
18 Mayis 2012 Cuma - 12:11:26
Çorum’da bir fidan, Süleyman Atlas PDF e-Posta
Pazar, 04 Temmuz 2010 12:54

Süleyman ATLAS´ın SON MEKTUBU

Çorum halkının söylediği şu sözlerle Çorum olayını bitireceğim, ‘Bir dahasında daha da örgütlü olacağız, korkmuyoruz savaşacağız kazanacağız.’

ANKARA - Süleyman Atlas, 1980’de Çapa Tıp Fakültesi öğrencisiyken, sınavlardan sonra memleketi Çorum’a gittikten sonra olaylar sırasında yaralı götürüldüğü hastanede polisler tarafından üzerinde sigara söndürülerek, şişlenerek, işkence ile katledildi. Öldürüldüğünde henüz 20 yaşında olan Süleyman’ın, ölmeden bir gün önce kaleme aldığı mektubu ölümünden üç gün sonra arkadaşlarının eline ulaşıyor. Mektubunda, İstanbul’dan Çorum’a geldiğinde mahallede babasını faşistlere karşı siperde elinde sopayla nöbet tutar halde gördüğünü anlatan Süleyman, mektubunun sonunda arkadaşlarına, “İlerde istenirse Çorum olaylarını arkadaşlara uzun uzun anlatırım” diyor.

KATLİAMIN ÜZERİNDEN 30 YIL GEÇTİ

Yaşanan katliamın üzerinden otuz yıl geçti. Sünnilerin Alevilere karşı kışkırtılmasıyla 7 Mayıs 1980 - 5 Temmuz 1980 arasında yaşanan Çorum Katliamı’nda yaklaşık 60 kişi yaşamını yitirdi, yüzlercesi yaralandı, birçoğu gözaltında işkencelere tabi tutuldu, birçok aile Çorum’u terk etmek zorunda kaldı. 12 Eylül darbesinin hazırlık aşamasının son halkası olan katliamdan sonra başta Kenan Evren olmak üzere birçok darbeci general, nasıl bir tablo yarattıkları görmek ve darbeye yeteri ortamın sağlanıp sağlanmadığını tespit etmek için Çorum’u ziyaret ettiler ve “Darbe için zemin hazırdır” kararını aldılar.

SSK’YA GÖTÜRDÜLER, ŞİŞLEYEREK KATLETTİLER

Çorum’da yaşanan katliamı o dönem Çapa Tıp Fakültesi’nde öğrenci olan 20 yaşındaki Süleyman Atlas’ın öyküsü hiçbir yoruma yer vermeden anlatıyor aslında. Süleyman Atlas, sınavlardan sonra İstanbul’dan Çorum’a ailesinin yanına gider. 11 Haziran sabahı Çorum’a varan Süleyman da babası gibi mahallesini korumak için siperde faşistlere karşı nöbet tutmaya başlar. Çatışmalar sırasında panzerden açılan ateşle kolundan hafif yaralanan Süleyman’ı panzerdeki polisler hastaneye götürmek ister. Ancak orada bulunan kadınlar ‘Aman çocuğu vermeyin, Bunlar SSK’ya götürüp orada öldürecekler’ diye itiraz ederler. Polisler zorla Süleyman’ı panzere alarak SSK hastanesine götürürler. Ardından kararlı ve zorla yaralı Süleyman Atlas’ı panzere alarak SSK Hastanesine götürürler. 4 Temmuz’da Süleyman, polislerin işkenceleri sonucu şişlenerek öldürülür ve cesedi babasına teslim edilir. Süleyman’dan geriye ise ölmeden önce arkadaşları için kaleme aldığı ancak öldükten üç gün sonra arkadaşlarına ulaşan mektubu kaldı.

Olaylardan kısa bir süre sonra 1980’de Öncü dergisinde yayınlanan Süleyman’ın mektubundan bazı bölümler şöyle:

“…sizlerden ayrıldıktan sonra 11 Haziran sabahı Çorum’a geldim. Barikatları bir bir geçerek, eve kadar geldim. Hemen geçen olayların yorumlarını almaya başladım. Bana ‘aman karışma oğlum’ diyen babam elinde sopayla nöbet bekliyordu. Üç gün uyumadığını söyledi. Ve daha neler neler… Bana anlatılanları sayfalara doldurmak olası değil. Hepsi ama hepsi gurur verici… O günlerde halk gerçekten bütünleşmiş. Tıpkı marşlardaki ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ gibi. Halkın sevindiği bir nokta bütün devrimcilerin o günlerde birleşmiş olmaları idi. HK’nin, İGD’nin, SGB’nin, Dev Yol’un, Kurtuluş’un omuz omuza olmaları… İlerde istenirse Çorum olaylarını arkadaşlara uzun uzun anlatırım. Çorum halkının söylediği şu sözlerle Çorum olayını bitireceğim, ‘Bir dahasında daha da örgütlü olacağız, korkmuyoruz savaşacağız kazanacağız.’ Şuanda da durum gergin, gece nöbetler tutuyoruz. Polis, asker olmaksızın gelemiyor. Halkın polise kini büyük. Ama askerleri seviyorlar.

Ya sizler nasılsınız? Sınav sonuçları belli olmaya başlamıştır sanıyorum. Ben henüz durumumu bilemiyorum. Sözde telgraf çekecekti. Ha unutuyordum, ben zevkle kitap okuyorum. Seneye sanıyorum teorim biraz daha iyi geleceğim. Yaz için 10 kitap düşünmüştüm. İkisini okudum bile… Yazıtımı sonlarken, orada olup da adlarını anımsayamadığım diğer arkadaşlara ve yurttaki bütün arkadaşlara devrimci selamlar.”

“ÖLÜM HABERİNİ GÖZALTINDA ÖĞRENDİM”

Süleyman Atlas’ı, o dönem İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenci olan, şimdi Devrimci 78’liler Federasyonu Genel Başkanlığı yapan Nejat Kangal anlattı:

“Atatürk Öğrenci Sitesi’nde (AÖS) devrimci öğrencilerin bir formu vardı. Ben orada bir konuşma yaptım, kürsüden indikten sonra Süleyman yanıma geldi. Çorum’dan geldiğini, kendisinin de Kurtuluşçu olduğunu söyledi. Ardından ilişkilerimiz devam etti. Zaman zaman düzenlediğimiz etkinliklere katılıyordu. Öğrenci hareketine gönül veren bir insandı, çok başarılı bir öğrenciydi. Haziran ayında sınavları bitince, Çorum’a gideceğini söyledi. Bir gün AÖS’ün bahçesinde Süleyman’ı valiziyle gördük. Arkadaşları olarak Çorum’a şimdi gitmemesini, olaylar yatıştıktan sonra gitmesini önerdik. Hatta valizini aldık sakladık. Ama ikna edemedik, ‘ailemi merak ediyorum’ diyerek gitti. Süleyman gittikten sonra gazetelerden Çorum’u takip ediyorduk. Ben gözaltındayken, 5 Temmuz’da gazeteler ‘Tıp fakültesi öğrencisi Süleyman Atlas öldürüldü’ yazıyordu. Ölüm haberini gazeteden okudum. Çorum’a 11 Haziran’da gitti, 4 Temmuz’da öldürüldü, 5 Temmuz’da haberini gazetede gördük. 7 Temmuz’da ben serbest bırakıldım, dışarı çıktığımda yurtta hukuk öğrencisi Bülent Yurdakul’la karşılaştım. Bana Süleyman’dan mektup geldiğini söyledi. Mektubu gösterdi.”

ANF NEWS AGENCY
 

 

04.07.2010 / Gomanweb


rssfeed
Email Drucken Favoriten Twitter Facebook Myspace Stumbleupon Digg MR. Wong Technorati aol blogger google reddit YahooWebSzenario
Son Güncelleme: Salı, 06 Temmuz 2010 17:34
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

DEMOKRAT HABER

EN SON EKLENEN HABERLER