sedat_gezginDersim ve Alevilik-10- Zazaca ve Zazacılık Üzerine

Sedat GEZGİN

Çünkü Kürt halkının verdigi mücadele olmasaydı, Zazaca ve Zazacılık olayıda olmayacaktı. Tıpkı jitemin, kontgerillanın, özel timin ve koruculuğun olmayacağı gibi.  Kürt halkının mücadelesi devam ettigi sürece, önüne yeni yeni komplolar ve oluşumlar, yeni teoriler ve hayali senaryolar üretilmeye devam edilecektir.


Son 30 yıldır Zazaca ve Zazacılık üzerine bir çok şeyler  yazılıp söylenmektedir. Ben de bu  konu üzerinde daha evel iki kez makale yazmıştım. Bir Dersimli olarak Zazacılık olayını gerek Dersimliler için ve gerekse de Kürt halkı için, içi boş bir tartışma veya bir talihsizlik olarak görüyorum.

     Çünkü Kürt halkının verdigi mücadele olmasaydı, Zazaca ve Zazacılık olayıda olmayacaktı. Tıpkı jitemin, kontgerillanın, özel timin ve koruculuğun olmayacağı gibi.  Kürt halkının mücadelesi devam ettigi sürece, önüne yeni yeni komplolar ve oluşumlar, yeni teoriler ve hayali senaryolar üretilmeye devam edilecektir.

      Bilim adamalarının bulduğu son verilere göre, Zazaca lehçesini konuşanların ayrı bir halk olmadığı tescil edilmiştir. Zazaca lehçesini konuşan kümenin Kürtlerle akraba olduğu tartışma götürmez bir gerçeklik olduğu GEN testlerinden meydana çikmisti. Dolayısıyla dünyada son zamanlarda GEN testleriyle yapılan araştırmaları çok önemli ve degerli bir buluş olarak görmekteyim. Bu konuyu daha evelki bir makalemde genişce açıklamıştım. Tekrar aynı konuları burada belirtmemin bir geregi de yoktur kanısındayım.

     Alevilik ve alevistan oyunu, Zazacılık ve Zazaistan oyunu, Dersimcilik ve Dersimistan oyunu, öz be öz Türk olma oyunu ve Horasandan gelme oyunu gibi bütün hayali oyunlar ve senaryolar hep son 30 yılda üretildi. Niçin?

     Elbette Kürt halkının mücadelesini bölüp parçalamak, engellemek ve önüne en azından set çekmek için. “Kürdün örgütlü yapısından ne koparıp çalarsak, kardır” mantığı burada geçerlidir.

     İşin en ilginç yanı da bu teorileri üreten, destekleyen kişilerin ve kurumların  başlangıçta TC. patentli olması, devlet denetiminden olması, maddi ve manevi olarak derin devlet tarafından desteklenmesidir. Bugün bu teorileri solculuk maskesi altında savunanların ihanetçi ve itirafçı olması, kendi halkına ve ulusuna ihanet edenlerden oluşmasıda başka bir özelliktir.

     Zazaca ve Zazacılık teorilerini üretenlerin tamamına yakını, PKK’dan kaçan unsurlar ile TKP-ML kökenli Maocu örgütlerin kılıç artığı unsurlarıdır. Bu unsurların birleştigi nokta ise, ortak Kürt düşmanlığı faaliyetleridir. Bu unsurların ve gurupların  devletle bir sorunları olmadığı gibi, TC. tarafından desteklenmesi ve korunması da diger önemli bir gerçekliktir. Çünkü bu unsurlar temel olarak Kürt halkının vermiş olduğu demokrasi ve özgürlük mücadelesine düşmandırlar.

     Zazaca ve Zazacılık üzerine TC. devletinin yapmış olduğu bir çok sahte araştırmalar vardır. Sözde araştırmacı ve yazarlar Zazaca ve Zazacılık üzerine bölgede araştırmalar yapmaktadırlar. Zazaların Kürt olmadığını ispatlamak için, onlarca ve yüzlerce kitap yazılmıştır. Zazacı unsurların faydalandıkları kaynaklar da en çok bunlardır.  Bugün Dersim’de Kürt halkının mücadelesine karşi ortak bir slogan oluşturulmuştur. “ Kürt olma, ne olursan ol.!”

     Zazacılık yapabilirsiniz, Dersimcilik, işbirlikçi alevicilik, Horasancılık, Bektaşilik, Türkçülük ve kısaca her şey yapabilirsiniz. Ancak Kürtlük yapmak, kimligine sahip çikmak, ülkeni ve coğrafyanı savunmak adeta yasaklanmıştır. 29 Mart 2009’da yapılan yerel seçimlerde Dersim belediyesine karşi CHP, AKP, Maocu Sol, Zazacılık, Dersimcilik ve alevicilik maskesi altında  yapılan propagandaların amacı, Dersim’de Kürtlügü bitirmekti.

     Bütün kirli, karşi devrimci ve çirkin politikalara rağmen, Dersim belediyesinin seçimlerini yurtsever Kürtler kazanmıştır. Hırsını alamayan karşi devrimci çeteler, belediyenin otobüslerin tahrip ederek, amaçlarına ulaşmak istemişlerdir.

     Yazar Erdal Gezik “ Alevi Kürtler” adlı kitabında, “Dersim üzerine sözde araştırma yapan Hasan  Reşit Tankut üzerine önemli belirlemelerde bulunmaktadır.  H. R. Tankut 1891 yılında aslen Maraş-Elbistan doğumlu olup, dönme-devşirme kılıç artığı bir Kürt alevisidir. 1931 yılından itibaren TBMM’de mebusluk yapan H. R. Tankut, Türk Tarih Tezi, ırkçı ve kafatasçı Güneş-Dil teorisini yaratan ekip içinde yer alır. Kürtler konusunda “uzman” sayılacak kişilerdendir.”

     H. R. Tankut TC. Kuruluşu ile, hayali Türk Tarih Kurumunu yaratan kadrolar içindedir. “ H. R. Tankut sözde Zazalar üzerinde çalismalar yapmaktadır. Israrla Zazaların Kürt olmadığını ve ayrı bir millet olduğunu iddia eder. Amaç Dersim’de Kürt birligini bozmaktır. H. R. Tankut Zazaların Kürtlerden daha kolay Türkleşebilecegini söyler. Çünkü Zazaların milli hırslarının zayıf olduğunu, dil ve kültür ortamına kolay uyum sağlayacağını iddia eder. H. R. Tankut ayrıca Dersim’de yaşayanların Horasan’dan geldigini, öz be öz Türk olduklarını ileri sürer.”

      Dolayısıyla Zazacılık yapanların pek fazla söyleyecegi bir şey kalmamaktadır. Böyle bir köken tesbiti bir yandan Kürt halkını Kurmanç ve Zaza diye bölüp yönetmeyi, diger yandanda Zazaları Türk sayarak asimile etmeyi amaçlayan Türkçü kesimlerle günümüzde bir mücadele devam etmektedir. Ayrıca Zazacılık yapıp, Kürtlerin birligini bozmak isteyen kesimlerle Kürtler arasında bir mücadele vardır.

     Bu durumdan faydalanan fırsatçı kesimler, yeri geldiginde Kürtlerin Ermeni kökenden  geldiklerini söyleyecek kadar şaşirırlar. Türkçü-milliyetçi kesimler Dersim Türklügünün kökenini Horasan’a ve oradan da Deylem vadisine kadar götürebilmektedir. Bu ince sahtekarlıkla, artık Dersimlilerin Türk ve Horasan’dan geldikleri propagandası daha kolay yapılmaktadır.

     Yine Dersimliler için uydurulmuş başka bir yalan da Şéx Ahmet palavrasıdır. Yani Şéx Ahmed’in Horasan’dan geldigini, hatta Ahmet Yesevi’nin kendisi olduğu hayali  uydurulmaktadır. Şéx Ahmed’in  çocuklari Şéx Hasan ve kardeşinin Dersim’e gelip yerleştiklerini, Batı Dersim’deki aşiretlerin çogunun neredeyse bu aşiretin kolları olduğu ve dolayısıyla Şéx Hasan aşiretinin Türk olduğu propagandası yapılmaktadır.

     16. Yüzyılda Şerefnameyi yazan Bitlis Beyi Şerefxan Bey, “Çemişgezek ve Kürdistan Beylerinin adlarının özdeslestigini” belirtmektedir. Dersim direnişi şahidi ve eylemcisi M. Nuri Dersimi de, “Zazaca lehçesini konuşan kesimi Kürt sayıyor.  “Gerek Dersim ve gereksede Koçgiri direnişi liderleri TBMM’ne  gönderdikleri taleplerde, Kürt ve Kürdistan adına hareket ettiklerini” açıklamaktadır. Dersim direnişi lideri Seyid Rıza’da idam sehpasındaki son sözlerinde “ Kürdistan şehitlerine katılacağını” beyan etmiştir.

     Ayrıca Kürt kökenli lider Şéx Said ayaklanma öncesi ve sonrasındaki söylemlerinde Zazalık degil, Kürtlük davasına vurgu yapmıştır. Dünyaca ünlü dil  bilimcisi Noam Chomsky “ Her bağımsız dil, aynı zamanda bir lehçedir.” diyerek, lehçeleri dil olarak adlandırmaz.

     Aslında Zazacılk teorisi ilk olarak İttihat ve Terakkiciler tarafından ortaya atılmıştır. Çünkü 19. yüzyılda gelişen Kürt mücadelesini bölmek ve gelişimini engellemek için, böyle bir teoriye ihtiyaç vardı.  Çünkü bu dönemde Kürtler’de diger uluslar gibi ulusal bilinçlenme sürecindedirler.

     Geçmişte Aleviligi en fazla istismar eden TC. soludur. Özellikle 1970’li yıllarda Dersim’de örgütlenen degişik Maocu sol guruplar, alevilik üzerinde adeta terör estiriyorlardı. Çünkü alevilik de onlara göre din olup, afyon görevini yapmaktadır. Bugün Zazacılık yapan Maocu  unsurlar, geçmişde Dersim’de devrim yapacaklarını iddia ediyorlardı. 12 Eylül ile birlikte yurt dışına kaçan bu unsurlar, devrimden umudunu kesip, Zazacılık ve Alevicilik yapmaya başladılar.

     Bugün Avrupa’da Dersim İnsiyatifi adlı bir kurum vardır.  Bu kuruma gidenlerin tamamı, yakın geçmişte TKP-ML adlı Maocu örgütlenmenin kadroları ve taraflarıdır. Geçmişte Marksistlik ve Maoculuk yapan bu unsurlar, bugün Zazacılık yapmaktadırlar. Geçmişte “ din afyondur” deyip, alevi pirlerinin bıyıklarını ve sakalını kesen bu unsurlar, bugün alevicilik yapmaktadırlar. Bu unsurlar Zazacılık, alevicilik, Dersimcilik ve her şeyi yapmaktadırlar.

     Ancak, yapmadıkları tek şey vardır. Kürtlük…. Bu unsurlar Zazacılık ve başka maskeler altında Kürt ulusal demokratik hareketine, Kürtlerin vermekte olduğu özgürlük mücadelesine düşmanlık yapmaktadırlar. Dersimcilik ve Dersimistan  maskesi altında, Kürtlerin demokrasi mücadelesine saldırmaktadırlar. “ Ne Zazayız, ne de Kürdüz. Biz Dersimliyiz.” şiarı altında rantçiılık ve çetecilik yapmaktadırlar.

     Her ne hikmetse, bu unsurlar Dersim dışında hiç bir yerde tutunamamaktadırlar. Yine alevicilik ve alevistan maskesi altında genelde Kürt alevilerine karşi, özelde de Dersimli Kürt alevilerine karşi sinsi bir çalisma yürütmektedirler. “ Ne Kürdüz, ne de Türküz. Biz Aleviyiz.” maskesi altında, Kürtlerin vermiş olduğu mücadele parçalanmak ve engellenmek istenilmektedir.

    Yazar Doğan Munzuroğlu “ Dersim Aleviligi” adlı kitabında, “ Devlet Dersim’de iç ayrımcılığı körüklemek için, alevi Kürtlerin birligini bozmak için hep çalisti. Kart-kurt yalanıyla Kürtleri kandıramayacağını ögrendi. Aleviler Türk, Zazalar ayrı bir millet yalanı böyle başladı. Geşmişte İran’da lehçelere radyo yayını verip,  Kürtlerin birligini engelleme planı yapılıyordu. TC. devleti de Zazaca Tv. yayını yaparak, Kürtçeyi engellemeye çalismaktadir.”

     Dicle radyosu zazaca yayın yapmaktadır.  Şex Sait direnişinde, Varto’da ihanetçilige oynayan M. Şerif Fırat’ın kitapları okullarda referans olarak gösterilmektedir. Dersimlilerin Türklügü Cumhuriyet söylemidir. Dersimliler 1800 yılına kadar H. Bektaş Tekkesi ile tanışmazlar. 1900 yılarında Dersim’e gelen Bektaşi dedeleri pek yüz bulmazlar.

     Doğan Munzuroğlu devamla, “ Cumhuriyete kadar kendilerine Zaza diyen topluluk yok denecek kadar azdır. Diyarbakır yöresinde kendilerine Zaza diyenler, genellikle aşireti olmayan topluluklardır. Bunlar Kurmançlar arasında otururlar. Zaza adı Kurmanclar tarafından kendilerine  verilmiştir. Ziya Gökalp’ın dedigi gibi, “ Zazalar kendilerine Zaza demezler. Bu ad onlara Kürtler ve kardeş topluluklar tarafından verilmiştir. Zazalar kendilerine Kırmanç, Kırd ve Kırdaş derler.Zaza diyenlerin sayısı, resmi ideolojinin yaygınlık kazanmasıyla artmıştır.” diyerek bir gerçegi  dile  getirmektedir.

     Dersimliler Khur kavramı dışında Zaza sıfatını aşağılama belirtisi sayarlar ve kendilerine asla Zaza demezler. Dersimli Zazalar kendilerine Kırmanç, digerlerine de Kırdaş derler. Varto ve Bingöl’deki Zazalar kendilerine Kırdaş, digerlerine Kırmanç derler. Şafi Kürtlere Khur sıfatı verilmiştir. Khur sıfatı aynı zamanda Dersim’de tarımla uğraşan, toprağa bağlı köylülere de verilmiştir.  Yani onları ötekilestirmek için kullanılmaktadır.

     Dersimliler 1970’li yıllara kadar Erivan Kürt radyosunu dinlerlerdi. Kendim de küçükken bu radyoyu çok dinledigim için, hala o dönemin meşhur Kürt dengbejleri olan Kaos Ağa’nın, Meryem Xan’ın, Hesen Cizrawi’nin ve digerlerinin sesleri kulaklarımda çinlamaktadir. Erivan Kürt radyosu gerek Dersimlilerin ve gereksede diger Kürtlerin adeta kıblesi idi.

     Dersim sınırları içerisinde geçmişte kimse kendisini Zaza olarak adlandırmazdı, hatta Zaza olmayı kusur sayarlardı. 1938 yılına kadar Dersim’de Kürt olmak, bir övgü nedeniydi. Adıyaman ve Malatya’daki Türk alevileri Kürt olmakla övünürlerdi. 1970’li yıllara geldigimizde, yörenin toplumsal yapısının dağılmakta olduğunu görmekteyiz. TC. solu bu dağılmayı daha da kolaylaştırdı.

     Yazar Doğan Munzurğlu “ 1980 darbesinden sonra Dersimler ya Türk soluyla sol ile devam etmeyi, ya da Kürt olmayı kabul edip, mücadeleye devam etmek zorundaydılar. Yorgun savaşçilar konumundaydılar. Bir çikis yolu bulunarak, Zazaistan ve Dersimistan adında yeni bir ülke yaratmak  zorunluluğu gerekmişti. Bu teorileri yaratanlar daha çok Avrupalı Dersimlilerdi. Ülke  özleminden dolayı büyük iddialarla teoriler üretmislerdi. Bunları üretenler eski solculardı. Dersimli eski solcuların dışında, diger bölgelerde Zazacılık ve Zazaistan fikrini getiren kimse yoktur.  Bu teorilerle Dersim adeta kayıp cennetine dönüştürülmüştür. Kürt bölgelerindeki acı yaşam neyse, Dersim’deki de öyledir. Her Dersimli iyidir, demokrattır ve yurtseverdir tezi yanlıştır.”

      Yazar Doğan Munzuroğlu bu gerçegi dile getirirken, maalesef bugün gördügümüz ve tanıdığımız bir çok Dersimliye “Dersimli” demenin çok zor olduğu kanısındayım. Zira dünyanın her tarafına dağılan Dersimliler  asimilasyon, yozlaşma, açlık, ekonomik sorunlar, yalnızlık ve azınlıkta olmalarından dolayı kolayca eriyebilmekte ve yozlaşma içine girebilmektedir. Özellikle 1938 katliamı sonrası metropollerde ve Avrupa’da yaşayan 3. ve 4. kuşak Dersimliler tamamen asimile olup, dil ve kültürel olarak yok olmakla karşi karşiyadırlar.

     Yazar Faik Bulut Dersim raporları adlı kitabında, “ Tek parti döneminin ideologu Prof. H. R. Tankut 27 Mayıs1960 sonrası Kürtlere ilişkin hazırladığı Etno-Politik raporunda, bugünkü Kürt topluluğunda birbirinden ayrı iki unsur olduğunu iddia etmektedir. Zaza ve Kurmanç toplumu. Zazaların bir kısmı da ikisine zıt olan Dersimli alevilerdir. Yani Dersimli aleviler, Zazalar ve Kurmançlar.”

     Devletin yaptığı bu kurnazca ayrışmanın amacı, önce Zazaları Kürtlerden ayırmak, ve daha sonrada asi Dersim Kürtlerini diger guruplardan ayırarak kolayca bölüp parçalamaktır. Yazar Mehmet Bayrak’da Alevi Kürtler üzerine yaptığı araştırmalarda ise şöyle belirtmektedir.

     “ Devlet yaptığı tenkil ve tedip hareketinde Kırmanç, Zaza ve Dersimli alevi ayrımını yapmamaktadır. Dolayısıyla aralarında güç birligi kuvvetlidir ve dal budak salmıştır. Bunları ayırmak çok güçtür. Fakat çok gecikmiş olduğundan, tek yol üzerinde yürümeye mecburuz. Kırmançlığın ve Zazalığın arasına bir Türklük barajı kurmak, TC’nin asıl vazifesidir.” M. Bayrak Kürdoloji Belgeleri S.219-220

     Erzincan valisi Ali Kemali Erzincan adlı kitabında “Zazaların Kürtlerden farklı olduğunu öne sürerek, Zazaların köken olarak Ortaasya’dan geldiklerini,  sonradan Kürtleştiklerinden” bahseder. Burada esas amaç Dersim Kürtlerinden Zazaca konuşanları ayırıp, ıslah etmek ve yola getirmektir.

     Buna benzer görüşler ihanetçi ve inkarcı M. Şerif Fırat ile Manastırlı Süleyman Sabri Paşa tarafından da iddia edilmektedir. M. Şerif Fırat, Şéx Sait direniş sırasında koruculuk ve milislik yapmasına rağmen, isyandan sonra Isparta’ya sürgün edilmesini bir türlü anlayamaz veya anlamamak istemektedir.

     Yazar Ebubekir Pamukçu’da bu görüşleri desteklemektedir. “ Zazaların Kürtlerden ayrı bir kavim, etnik gurup, halk ve millet olduğunu iddia eder. E. Pamukçu şiirlerinde ve bazı yazılarında da Zazaların Türk olduğu üzerine dem vurmaktadır. Yani sonuçta Türklük cenderisine  giren bu unsurların ortak amacı, Kürtlügü  farklı maskeler altında Türkleştirmek ve Türkçülügü yaymaktır.

     Bu unsurlar Zazaların yaşadıkları bölgelere Zazaistan adını verirler.  Türkçü islamcıların “ Türkmenler Dersim’de ve Kürdistan’da sonradan Kürtleştiler” yaygarası ile, “ Zazaların Kürtleştigi propagandası ” aynı anlamlı olup, bir parelellik taşimaktadır. Aynı tezi savunan bir çok eski kılıç artığı Türk sol unsurları ve PKK’den kaçan itirafçi çeteler de mevcuttur.

     Dolayısıyla geçmişte gerek TC. patentli sol içinde olsun, ve gerekse de degişik Kürt hareketleri içerisinde yer almış unsurlar olsun, bu şekilde sağa-sola savrulmuş olanlarda görülen ortak özellikler şunlardır. Bu unsurlar ve guruplar Kürt diline, tarihine ve kültürüne yabancıdırlar. Ayrıca ulusal duyguları körelmiş ve zayıf olduğundan dolayı, kariyerizm, maddi çikarlara hizmet  ve bölgecilik yapmak, bunlar için bir meslek haline gelmiştir.

     Şahsen Avrupa’da tanıdığım Zazacılık yapan bir çok unsur vardır. Zazacılığı savunan bu unsurlar sosyal yaşam içerisinde bir Türk gibi yaşamaktadırlar. Bugüne kadar tek bir tanesinin kendi çoçuguna Zazaca ögrettigini görmedim ve duymuş degilim. Dolayısıla Zazacılık yapan bu unsurların amacı, gerçekten de bir Kürt kültürü olan Zazacayı ögrenmek ve ögretmek degil, tam tersine Kürt özgürlük ve demokrasi mücadelesine karşi çetelik ve düşmanlık yapmaktır.

     Kürt ulusal demokratik hareketine karşi düşmanlık, çetecilik ve rantçılık yapan bu unsurların Kürt asıllı olmaları bir şey degiştirmiyor. Ben şahsen bugüne kadar başka halklardan olan insanlardan, bu kadar çetecilik, rantçılık ve kendisine düşmanlık yapanları görmedim.

15.06.2010 / Gomanweb