gototopgototop
17 Mayis 2012 Persembe - 11:26:17
Barış Yıldırım - YANLIŞ YOL! PDF e-Posta
Salı, 21 Şubat 2012 00:56

Munzur deyince akla tehlike olarak sadece baraj ve hidroelektrik santralleri gelse de en az baraj ve hidroelektrik santralleri kadar önemli tehlikeler daha bulunmaktadır. Açıklayalım… 

 

1971 yılında millî park statüsüne kavuşan Munzur Vadisi’nin en önemli kaynak değeri Munzur Suyu’dur.

Gerek Munzur Suyu üzerinde ve gerekse de millî parkın diğer önemli kaynak değerlerinden olan Mercan Deresi üzerinde yapımı planlanan baraj ve hidroelektrik santrallerine karşı yürüttüğümüz hukuksal mücadele sonucunda önemli kazanımlar elde ettik.

Munzur Vadisi’ndeki en büyük baraj ve hidroelektrik santrali projesi olan Konaktepe Barajı ve Hidroelektrik Santrali I - II için Konaktepe Şirketi’ne verilen lisans, lisansa karşı açtığımız dava kapsamında Danıştay 13. Dairesi’nce, millî parkta yapımı kararlaştırılan diğer baraj ve hidroelektrik santrali projeleri bakımından da emsal olacak gerekçelerle durduruldu. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 17. maddesine göre üretim lisansı sahibi tüzel kişiler; üretim tesisi kurulması, işletmeye alınması, elektrik enerjisi üretimi, ürettikleri elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin müşterilere satışı ile iştigal edebilir. Bu sebeple de lisansın yürütmesi durdurulduğunda hiçbir inşaat çalışması v.s. hukuken yapılamamaktadır.

Munzur Vadisi’nin 1. derece doğal sit alanı olarak tespit ve tescili istemiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yaptığımız başvurunun reddi üzerine açtığımız iptal davasında İdare Mahkemesi’nce Munzur Vadisi’nin pek çok kültürel ve doğal kaynak değerlerine sahip olduğu ve bu haliyle bütünsel şekilde incelenmesi gerektiği gerekçesiyle iptal kararı verildi.

Munzur Vadisi Millî Parkı sınırları dahilindeki Mercan Deresi üzerinde 1985 yılında yapımına başlanan ve 2003 yılından tamamlanan Mercan Hidroelektrik Santrali’nin kaçak yapı statüsünde v.s. olduğu gerekçesiyle yaptığımız suç duyurusu üzerine Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca dava açıldı.

Ve fakat millî park açısından baraj ve hidroelektrik santralleri dışında başkaca sorunlar da bulunmaktadır.

Millî Parklar Yönetmeliği’nin 5. maddesi hükmüne göre “Tabiatı mutlak koruma zonlarında, tabii kaynaklar insan etkisi olmaksızın tabii haline bırakılır.”

Tunceli şehir merkezini Ovacık ilçesine bağlayan karayolunun tümü Munzur Vadisi Millî Parkı’nın Mutlak Koruma Zonu’nda kalmaktadır. Tunceli - Ovacık Karayolu, mevzuat hükümlerine açıkça aykırıdır. Ve anılan karayolu bu haliyle yanlış bir yoldur. Radikal bir öneri gibi gözükse de Tunceli - Ovacık Karayolu’nun alternatif bir karayolu oluşturularak ulaşıma kapatılması gerekmektedir. Karayolunun hangi güzergâhlardan geçirilmesi gerektiği de millî parklar mevzuatı, çevre mevzuatı hükümleri nazara alınarak belirlenmelidir.

Millî Parktaki endemik fauna türleri olan Kırmızı Benekli Alabalık, Bezuvar Dağ Keçisi, Çengel Boynuzlu Keçi gibi türlerin yasadışı avlanılması açısından sıklıkla bu yolun kullanıldığı da bilinen bir durumdur.

Millî Parktaki endemik fauna türlerinin yaşam alanlarının genellikle Munzur Suyu ve etrafı olduğu gözetildiğinde anılan karayolunun ulaşıma kapatılmasının biyolojik çeşitliliğin korunmasında v.s. getireceği kamusal yarar daha da anlaşılabilir olacaktır.

Diğer önemli bir sorun da Ovacık ilçesinin evsel v.s. atık sularının doğrudan Munzur Suyu’na deşarj edilmesidir. Bu durum gerek Millî Parklar mevzuatına ve gerekse de çevre mevzuatına açıkça aykırıdır. Anılan durum Munzur Vadisi Millî Parkı’ndaki biyolojik çeşitliliği ciddi şekilde tehdit etmektedir. Çevre Kanunu ve anılan kanun gereğince çıkarılan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerekli önlemlerin derhal alınması gerektiği açıktır.

Önemle üzerinde durulması gereken bir husus da Munzur Gözeleri’dir. Munzur Suyu’nun kaynağı durumunda bulunan ve 1. derece doğal sit alanı statüsüne sahip Munzur Gözeleri’nde hiçbir ticarî, turistik v.s. faaliyete izin verilmemelidir. Gerek ülkemizin kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatı ve gerekse de uluslararası sözleşme hükümlerine göre 1. derece doğal sit alanlarında ticarî, turistik v.s. amaçlı faaliyet yürütmek kesin olarak yasak olup hukuksal ve cezaî yaptırıma tabidir! Hali hazır durumu itibariyle Munzur Gözeleri’ne ciddi şekilde zarar verildiği açıktır.

Munzur Vadisi Millî Parkı doğal miras alanıdır. Millî parkın ve millî parkın temel kaynak değeri konumundaki Munzur Suyu’nun korunması ve gelecek kuşaklara miras bırakılabilmesi için yukarıda aktarılan hususların yerine getirilmesi yaşamsal önem arz etmektedir. Kaldı ki belirttiğim hususların tümü anayasal çevreyi koruma yükümlülüğü v.s. kapsamında hukuksal zorunluluktur.

Munzur insanlığın ortak mirasıdır ve bu haliyle her bir bireyin ekonomik mirasından çok daha önemli bir miras olduğu unutulmamalıdır.

 

avbarisyildirim@hotmail.com

 

Barış Yıldırım 

 

http://www.tuncelininsesi.com/haber/yanlis-yol-3883.htm 

 


rssfeed
Email Drucken Favoriten Twitter Facebook Myspace Stumbleupon Digg MR. Wong Technorati aol blogger google reddit YahooWebSzenario
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

DEMOKRAT HABER

EN SON EKLENEN HABERLER