Babamı öldürmeye götürmüşlerdi. Zeranik Karakolu’na, beyaz bir gömlek giydirmişler, kendisinden önce Topuz Oğlu İbrahim ağayı süngülerle öldürürler, sıra kendisine geldiğinde ise “yüzbaşı iyi niyetli bir insandı, gelip bana müjde verdi telgıraf geldi size af çıktı” demiş… “Ben o zaman ölümden kurtuldum” diye anlatırdı babam. Olaydan bir gün sonra da general Fevzi Çakmak, Munzur gözelerine gelmişti.
Amcam Seyid Hasan’ı o günlerde 8 kişi ile beraber Kemah’tan alıp Erzincan Dersim sınırında şehit etmişlerdi. Şehitlerimizi 9 ay sonra, Ziyaret köylüleri, kaymakamdan izin alarak gidip dağda defnetmişlerdi.
Babalığım Zeynel hasta yatağında yatıyor. Video çekimi elimde, “Seyit Rıza asılırken emri Atatürk verdi. Atatürk o zaman yol çatında idi. Verdiği emir üzere gece mahkeme kurup yaşını küçülttüler, sonra da idam kararı verdiler, ertesi gün gece Buğda Meydanı’nda astılar. Asılırken Atatürk yol çatında idi” diyor babalık Zeynel.
Goçer’in damında 100 kişi diri diri yakılmış, Goçer dedenin bir kızı bizim köyde evli imiş, o da yananlar arasında imiş. Anlatılanlar yazılsa ciltlerce kitaplara sığmaz.
Günümüzde devletin başbakanı katliamı kabul etti, “literatürde varsa” özür diledi. Buna rağmen Alevi olduğunu bildiğimiz yazar Rıza bey bakın ne yazıyor köşesinde.
“Dersim’de derebeyler devlete kurşun sıktı devlet de onları öldürdü” diye yazıyor. Alevilikle ilgili kitapları olan Türkmen yazar, yıllar önce de bölgeyi ziyarete gidip bir de yazı yazmıştı. Bir tek vatandaşla değil, askerlerle, kaymakamlarla konuşup yazısını yazmıştı. Rıza beyi tanıdım tanıyalı hep Kürt düşmanlığı taşıyordu beyninde. Dersimlilerin Alevi olduğunu çok iyi bildiği halde neden derebeyler devlete kurşun sıktığı için devlet onları öldürdü diyor. Kaldı ki Seyid Rıza Derebeyi değildi, aşireti Rayberi idi. Yanlış bir iş yaptığında rahmetli amcamız Seyid Yeşil dede kendisine ceza da verebiliyordu. Dersim’de o dönem işleyen Alevi kuralları idi. Seyid Rıza engin zekasıyla sözü dinlenir bir zat idi. Devletin yaptığı zulüm için de seyirci kalamazdı. Rıza bey, leş deresini duymadı mı? Çağlayangilin anlattıklarını okumadı mı? Alevi kırımı için Ebussut Efendi fetvalarını anlatan kitabı kendisi yazmıştı.
Anladığım kadarıyla Rıza bey olaya Alevi gözlüğü ile bakmıyor. Türk-Kürt gözlüğü ile bakıyor. Resmi ideolojinin savunucusu. Resmi ideolojiye göre Hindular Türk, Avrupa Yahudileri Türk, Türkiye’de Türkten başka millet yok. Rıza beye göre Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Türk değilim diyen herkesin başı vurulmalı. Fenerbahçeli Rıza bey Aleviliği, Galatasaray veya Fenere karşı başka bir takımla kavgasına mı benzetiyor bu nedenle mi Türk-Kürt kavgasını körüklemeye çalışıyor. Alevi halk dilinde milletler arasına nifak sokanın adı nedir bilir mi Rıza bey. Rıza beyin edebiyat öğretmeni olduğunu biliyoruz. Herhalde sorduğum sorunun cevabını da bizden daha iyi bilir.
Kürtler için dün Dersim, leş deresi ve en az kırk bin şehit. Bugün Uludere. Yarın neresi olduğunu bilemeyiz. Dersim oldum olası hep tarihi kırımlarla dolu. Baskı iki yönlüdür Dersim’e. Hem Kürt, hem de Alevi olduğu içindi. Dersim her zaman devlet için bir çıban gibi görüldü.
Diyelim ki Rıza beyin övdüğü AKP Kürt sorununu çözdü. Sonrası ne olacak, Alevi dedesinin sakalını yolacak. Dersim’de olduğu gibi. Dedem Seyit Hıdırın sakalını Cumhuriyet askerleri tıraş etmedi mi 38 öncesi. Kürtler diyelim ki Rıza beyin AKP’sine teslim oldu. Burada inaçla söylüyorum Dersim Alevisi AKP’ye boyun eğmiyecek. Dersim Kürdü AKP’nin Alevileri Sünnileştirme eylemine karşı boyun eğmeyecek, diz çökmeyecek. O zaman kırım başlıyacak. O zaman Rıza bey resmi Sünni ideolojiye göremi hareket edecek, zaman gösterecek mi? Hayır. O bölgede 20 milyonu aşan nüfusu ile Hem Alevi, hem de Sünni halk bir arada yaşıyorsa o halka boyun eğdirmek kolay olmadığı gibi boyunda eğdiremez Rıza beyin tarafı olduğu taraf.
Alevi mazlumun yanında yer alması gerekirken Rıza bey tersini yapıyor. 6 Ocak günü Rıza bey Kürtlere olan kinini yine köşesinde kusuyordu. Rıza beyi kınıyorum.
Dedikodulara bakın, Kürtler sizin kestiklerinizi yemiyor. Gördüğümüz gerçek, kestiğimizi yemeyen Kürtler AKP’nin Kürtleri, AKP’nin kendisi. AKP cemevlerimizi tanımadığı halde Diyarbakır’ın Kürt Belediye Başkanı Diyarbakırlı Alevilere cemevi yaptı. Müslümanın milliyeti yok. İçinde Türk de var Kürt de var, ağırlıklı da Arap. Mezhebin de milliyeti yok. Alevi veya Sünni ne Kürt’tür ne de Türk. Her millet var mezhebin içinde. Biri diğerinin kestiğini yemiyor, yemeyen kim. BDP’li Kürtlerin böyle bir derdi yok. O dert Rıza beyin övdüğü, AKP’nin temsil ettiği zihniyette var. Türk, Kürt Alevi Sünni kardeştir. İnsanlar kardeştir. İnsanlığın arasına nifak sokan münafıktır.
Dersimlinin herhangi bir din veya mezheple çekişmesi, kavgası yok. Herkesi insan olarak algılar. Kürtlerle hiçbir derdi yok Dersimlinin. Günümüzde Rıza bey gibi düşünen bazı cahil dedelerin sayesinde kendi gerçeğini inkar eden Dersimliler de türedi. “Biz kürt değil Türküz.” Bir ata sözü var, Aslını inkar eden haramzadedir. Ben onlara kızmıyor, acıyorum…
Rıza bey 15.12.2011 tarihli yazısında da kinini daha da yükselterek kusuyor. Sonrası 29 Aralık’ta da ABF’nin anayasa paneli sonuç bildirgesini kastederek daha da acımasız saldırıyor Kürtlere. Becerebilirsem o yazılarına da bir gün cevap yazmaya çalışacağım. Gazeteler yardımcı olursa.
Rıza beyin bir de Dersim tarihi diye kitabı varmış. Alıp okuyamadım. Ne yazacağı belli. Rıza beyi bir dost gibi tanıyor yine de saygı duyuyorum. Maalesef dostun gülü yaralarmış. Dost bildiğimiz Rıza bey çoktan Hızır paşa sofrasına oturmuş, ne diyelim kendi seçeneği.
HAYRİ DEDE / ÖZGÜR GÜNDEM
Munzurnews/AXM